Haftalık Özet #20


Google I/O

Official Google Blog: Picture this: A fresh approach to Photos

Akıllı cep telefonları ile fotoğraf çekmenin kolaylığı sayesinde önemli ya da önemsiz hayatımızın neredeyse her anını ölümsüzleştirir olduk. Çektiğimiz sayısız fotoğrafın güvenli bir şekilde saklanması ve fotoğraf arşivimizin tozlu sayfaları arasında aradığımız fotoğrafa hızlı bir şekilde ulaşabilmek ise hepimizin yaşadığı bir sorun haline geldi. 

Google Photos sahip olduğunuz bütün dijital fotoğraflarınız için bir merkez görevi üstleniyor. Google Photos ile 16 MegaPixel'e kadar fotoğrafları orjinal çözünürlüğünde ve 1080p videoları sınırsız ve ücretsiz bir şekilde depolayabiliyorsunuz.

Google Photos üzerinde depoladığınız fotoğraflarınızın otomatik olarak kişi, mekan, zaman ve içerik bakımın etiketlenmesi ise hayatımızı kolaylaştıran bir diğer yenilik olarak sunuluyor. Bu otomatik etiketleme sayesinde ne zaman çektiğinizi hatırlamadığınız bir fotoğrafı içerik ve kişi odaklı bir arama yaparak bulabiliyorsunuz. Ek olarak otomatik etiketleme ve kategorizasyon sayesinde belirli bir kişi ya da mekan ile ilgili bütün fotoğraflara tek bir adımda ulaşabiliyorsunuz. Böylece fotoğraf akışı içerisinde aşağı yukarı hareket edip vakit kaybetmeden aradığınız fotoğrafa hızlıca ulaşabiliyorsunuz.

Emaillar için Gmail ne ise fotoğrafların Gmail'i olmak isteyen Google Photos'a iOS ve Android mobil uygulamaları ve web arayüzünden ulaşabilirsiniz. 

 

Google Jump is an entire ecosystem for virtual reality filmmaking

Geçtiğimiz yıl Google I/O etkinliğinde duyurulan Google Cardboard sayesinde çok basit bir düzenek ve akıllı cep telefonu kullanarak sanal gerçekliği tecrübe edebiliyoruz. Bir yıl içerisinde Cardboard ekibi hiç vakit kaybetmemiş olacak ki bu yılki I/O etkinliğinde oldukça iddialı yeni bir ürün ile karşımıza çıktılar. Cardboard sayesinde sanal gerçeklik tecrübesini edinebileceğimiz cihazlar elimizin altında ancak sanal gerçekliği destekleyen içerik alanında da iyileştirilmesi yapılması gerekiyordu. 

Google Jump işte tam noktaya parmak basıyor. GoPro partnerliğinde üretilen özel bir düzenek sayesinde 16 adet GoPro kamerası kullanılarak 360 derece görüntü almak mümkün oluyor. Bu düzenek ile kaydedilen görüntüler Jump video birleştirme programı üzerinden Google sunucularına aktarılıyor ve kusursuz bir şekilde birleştiriliyor. Bu sürecin sonunda ortaya sanal gerçeklik destekli muazzam videolar ortaya çıkıyor. Ayrıca, Jump ile yaratılan bu sanal gerçeklik videolarının Youtube üzerinden oynatılabilecek olması içerik, içerik dağıtımı ve içeriğe erişebilirlik gibi alanlardaki olası problemleri de çözüyor.

Film endüstrisi ve bağımsız yapımcıların oldukça yaratıcı fikirlerle karşımıza çıkacağına inanıyorum. Bu düzenek ve Jump teknolojisi ile çekilecek filmleri heyecanla bekliyorum.

 

HBO Now is coming to Android and Chromecast this summer

Geçtiğimiz aylardaki Apple etkinliğinde sadece iOS cihazlar özel HBO Now uygulaması duyurulmuştu. Kısa bir sürenin ardından Google I/O etkinliğinde HBO Now uygulamasının Android cihazlara da geleceği duyuruldu. Benim gibi Android kullanıcıları için harika haber. Game of Thrones başta olmak üzere bir çok takip ettiğim HBO dizisini Chromecast üzerinden izleyebilecek olmak gayet sevindirici.

 

Google Now gets smarter with 'Now on Tap' and ability to work inside apps

Google Now doğru zamanda doğru içeriği kullanıcıya ulaştırmayı hedefleyen akıllı bir asistan olarak düşünebiliriz. Bir çoğu kişinin Google'ın iOS Siri'ye rakip olarak geliştirdiği ürün olarak bilinen Google Now, 'Now on Tap' özelliği ile birlikte bilgiye erişim hızımıza hız katmaya devam ediyor.

I/O etkinliği kapsamında gösterilen yeni özellikleri kısaca özetlemek gerekirse içinde bulunduğunuz uygulamadan ayrılıp Google'da arama yapmadan bilgiye isterseniz sesli arama yaparak isterseniz cihazın 'ana menü' tuşuna basılı tutarak bulunduğunuz uygulamadaki durum ile ilgili bilgiye erişebiliyorsunuz. Örneğin, Spotify uygulamasında müzik dinlerken 'Ok Google' komutuyla dinlediğiniz şarkı ya da şarkıcı hakkında arama yapabilirsiniz ya da arkadaşınızdan aldığınız email'deki restoran hakkında bir bilginiz yok ise cihazın 'ana menü' tuşuna bastığınız zaman Google Now sizin için cihazınızdaki Yelp gibi başka bir uygulamadan bu restoran ile ilgili bilgileri çekebiliyor olacak.

Basite indirgeyecek olursak Kindle veya Google Books mobil uygulamalarında kitap okurken bilmediğiniz kelimelerin üzerine basılı tuttuğunuz zaman o kelimenin sözlük anlamını getiren ara yüz ile benzer mantığa sahip olduğunu söyleyebiliriz. En büyük avantajı ise bu yenilik ile birlikte bilgi kaynağınız sadece sözlük olmaktan çıkıyor ve herhangi bir uygulamaya bağlı kalmadan durum bazlı nokta atışı bilgiyi anında edinebileceğiz.

Benim gibi uygulamalar arası geçişlerden hiç hoşlanmayanlar için bu gelişme ilaç gibi gelecektir.

 

Google announces Brillo, an operating system for the Internet of Things

Google I/O etkinliğinde duyurulan yeniliklerden bir diğeri Brillo oldu. Son dönemlerin popüler konsepti olan "nesnelerin interneti" konusunda direkt olarak bir çözüm olarak sunulan Brillo, nesneler için kullanılabilecek bir işletim sistemi olma özelliği taşıyor. Android'in en temel seviyesine indirgenmiş hali olarak özetlenen Brillo çevremizde gördüğümüz nesnelerin, günlük hayatımızda kullandığımız eşyaların akıllı hale gelmesinde büyük önem taşıyacak.

Etkinlik esnasında verilen bir örneği paylaşmak istiyorum. Nesnelerin interneti kapsamında kullandığımız fırının akıllı hale geldiğini düşünelim. Akıllı cep telefonunuzdan okuduğunuz bir yemek tarifinde fırının 200 dereceye kadar ısıtılması gerektiği yazılıyorsa telefonunuzdan bir butona basarak ya da sesli komut vererek fırının sıcaklığını arttırabiliyor olacaksınız. Bu tip örnekleri daha da çoğaltmak mümkün. Hali hazırda piyasada olan örneklere bakacak olursak akıllı kapı kilitleri, akıllı termostat ve akıllı ampüller ile nesnelerin interneti serüvenine hali hazırda başlamış olduğumuzu farkedeceksiniz.

 

Official Android Blog: Pay your way with Android

Android işletim sisteminin Apple Pay mobil ödeme sistemine karşı cevabı çok gecikmedi. Google I/O etkinliğinde Apple Pay'in rakibi olarak konumlandırılan Android Pay servisi duyuruldu. Mobil ödeme sistemlerini yakından takip edenler aslında Google'ın Wallet ürünü ile mobil ödeme çözümleri pazarına yıllar önce giriş yaptığını hatırlayacaktır. Ancak bu sektörde en son teknoloji ürünü ya da servisi ilk yapan olmak her zaman başarıya ulaşacağınız anlamına gelmiyor.

Google Wallet'ın yeterli kullanım ve bilinirlik düzeyine çıkamaması ve Apple Pay'ın sanki tekerleği yeniden bulmuşcasına bir ilgi toplaması iyi bir ürün ve strateji ile birlikte doğru zamanda doğru yerde ve pazarda olmanın ne kadar önemli olduğunun bir göstergesi.

 

Google Opens Inbox To All, Adds Smart Reminders, Trip Bundles, Undo Send And More 

I/O etkinliğine kadar davetiye yoluyla kullanıcı alımı yapan Google'ın yeni email uygulaması Inbox artık herkesin kullanımına açıldı. İlk çıktığı günden beri Inbox kullanan birisi olarak özellikle email cevaplama verimliliğimi arttırdığımı söyleyebilirim.

Inbox ve Gmail uygulamalarının farklı mentalitelere sahip olduğunu düşünüyorum. Gmail benim için bir posta kutusu anlamı taşırken Inbox uygulamasında daha ziyade 'yapılacaklar listesi' hissiyatı ediniyorum. Ara yüzü ve tasarımı itibari ile Inbox kullanırken aldığım her bir emaili yeni bir 'yapılacak' olarak görüyorum ve böylelikle aksiyon almam gereken emailları hızlıca eritebiliyorum.

Uzun yıllardan beri Gmail kullananlar için alışkanlıkları kırmak zor olabiliyor ancak en azından kişisel email hesabınız için Inbox'a bir şans verebilirsiniz. Eğer Inbox kullandıysanız ya da hali hazırda kullanıyorsanız, Inbox hakkında siz ne düşünüyorsunuz?


Böylelikle,  ‘Haftalık Özet’ serisinin yirminci bölümünün sonuna geldik. Yorumlarınızı bekliyorum. Bu bölümü beğendiyseniz paylaşırsanız çok sevinirim.

Teşekkürler,
Birkan