Haftalık Özet #7

‘Haftalık Özet’ serisinin yedinci bölümüne merhaba,

Şubat ayını da geride bırakırken önümüzde oldukça heyecanlı bir hafta bizi bekliyor. 2-5 Mart 2015 tarihleri arasında Barcelona'da gerçekleştirilecek olan Mobile World Conference etkinliğini heyecanla bekliyorum.

Hemen listeye göz atalım.

  1. Pebble raised more than $5 million in less than five hours for its new smartwatch

  2. Android is ready for Work


Pebble raised more than $5 million in less than five hours for its new smartwatch

Kickstarter platformunu eminim bir çok okuyucum biliyordur. Bilmeyenler için Kickstarter'ı kısaca topluluk destekli yatırım/fon toplama platformu olarak özetleyebiliriz. Güzel bir fikriniz ve hatta bir prototipiniz var ancak finansal desteğe ihtiyaç duyuyorsanız Kickstarter, projeniz için doğru bir başlangıç olacaktır. Projenizi açıklayan bir yazı ve etkileyici bir video ile birlikte toplamak istediğiniz finansal destek için bir hedef belirterek Kickstarter'a ilan çıkabilirsiniz. Ayrıca Kickstarter platformunu kullanan üyelere, projenize katkıda bulunmaları halinde neler vaad ettiğinizi de, örneğin ürüne öncelikli erişim, indirim ve logolu t-shirt gibi erken, açıkca belirtmek gerekiyor. 

Kickstarter platformu teknoloji, moda, müzik, resim ve benzeri toplam 15 farklı kategori kapsamında ürün ve fikirleri erken benimseyenlerden (early adopters) oluşan güçlü bir topluluk kurmayı başardı. Erken benimseyenlerden oluşan bu topluluk Kickstarter üzerinde yayınlanan fikirlere finansal yatırımlar yapmaktan çekinmiyor ve bu sayede ürün fikirleri birer hayal olmaktan çıkıp gerçek oluyor. Kickstarter, oluşturduğu bu topluluğu sizlere sunarken proje hedefiniz olan tutarı başarı ile toplamanız halinde toplam tutar üzerinden %5'lik bir komisyon alıyor.

Pebble, akıllı saat sektörüne ilk giriş yapan markalardan biri ve ilk akıllı saat projesi için Kickstarter üzerinden fon toplamışlardı. Topladıkları fon ise Kickstarter'da 2012 yılına kadar bir proje için toplanan en büyük fon rekorunu kırmıştı. Pebble'ın çıkardığı ilk akıllı saat e-kağıt ekran teknolojisine sahip ve akıllı cep telefonunuza gelen bildirimleri saat üzerinden erişmenize imkan veriyor.

Pebble, ikinci akıllı saat modeli Pebble Time ile Kickstarter platformuna geri döndü. Kickstarter ilanında 500 bin $ olarak belirledikleri finansal hedefi müthiş bir hızla geçip yaklaşık 44 dakika içerisinde 1 milyon $'lık bir destek topladılar. Bu yazıyı yazdığım an itibari ile toplanan toplam fon miktarı ise 53 bin kişiye varan destekçi sayesinde yaklaşık 12 milyon $'a ulaşmak üzere.

Pebble'ın e-mürekkep teknolojisine dayanan yeni bir akıllı saat üzerine çalıştığını öğrendiğimde açıkcası biraz şaşırmıştım. Piyasada daha yüksek ekran çözünürlüğü ve görüntü kalitesine sahip akıllı saatleri düşününce yeni bir Pebble akıllı saatinin yeterli talebi görmeyeceğini düşündüm. Görünen o ki yanılmışım.

LG G akıllı saatine yaklaşık 2 aydır kullanıyorum. Bence akıllı saatlerin en büyük ve belki de tek faydası akıllı cep telefonunuza gelen bildirimleri telefonunuzu cebinizden çıkartmadan saatiniz üzerinden takip edebiliyor olmanız. Örneğin, bir sonraki toplantınıza 10 dakika kaldıysa saatiniz titriyor ve gelen bildirimde toplantının nerede olacağını görebiliyorsunuz. Böylelikle bir önceki toplantınızda sürekli olarak cep telefonundan saati kontrol etmenize gerek kalmıyor ve toplantıdan zamanında ayrılabiliyorsunuz. Ancak kısa pil ömürleri, LCD ekran teknolojisini kullanan akıllı saatlerin en büyük dezavantajı olduğunu düşünüyorum. LG G akıllı saatimi iki günde bir şarj etmem gerekirken Moto 360 gibi modellerin her gün şarj edilmesi gerektiğini kullanan arkadaşlarımdan duyuyorum. Amazon Kindle'larda da kullanılan e-kağıt ve e-mürekkep teknolojisi Pebble akıllı saatiniz, 7 günlük pil ömrü ile piyasadaki diğer akıllı saatlerden ayrışıyor.

Pebble Time Kickstarter projesinden çıkarımlarım ise;

  1. Günümüzde çoğu akıllı saatin en büyük getirisinin telefona gelen bildirimlere erişim kolaylığı sağlamak olduğunu varsayacak olursak kullanıcıların akıllı saatlerden en büyük beklentisinin uzun pil ömrü olduğunu görüyorum.
  2. Kickstarter gibi topluluk destekli yatırım/fon toplama platformları ürün fikirleriniz için bir talebin olup olmadığını yani ürün-market uygunluğunu anlamak açısından oldukça faydalı güzel bir imkan sunuyor. Ayrıca, bu tip platformlar, fikriniz için finansal destek bulma konusunda risk sermayesi yatırım şirketlerine de bir alternatif oluşturuyorlar. Risk sermayesi yatırım şirketlerindeki yatırımcı odaklı bir karar mekanizmasından topluluk odaklı bir karar mekanizmasına geçerek daha demokratik bir ortam sunduklarını düşünüyorum.

Android is ready for Work

Bir çoğumuz günlük iş hayatımızda akıllı cep telefonlarımız üzerinden iş e-maillarımızı yanıtlıyor, takvime göz atıyor ve işimiz ile ilgili dökümanları birbirimizle paylaşıyoruz. Kullandığımız akıllı cep telefonlarında hem iş hesaplarımızın hem de kişisel hesaplarımızın olması sebebi ile iş dışı saatlerde işten kopmakta bir o kadar zorlanıyoruz. Akıllı cep telefonlarımızda iş ve özel hayatımızı birbirinden ayırmak gittikçe zorlaşıyor.

Bu durum aynı zamanda çalıştığımız şirketlerdeki IT ekipleri için de zorluklar taşıyor. Çalışanların, kullandıkları akıllı cep telefonlarında hem iş hem de kişisel hesaplarını bir arada bulundurması şirket verilerinin korunması açısından bazı riskler bulunduruyor. Örneğin, bir çalışanın Play Store'dan indirdiği uygulamaya yanlışlıkla iş hesabı ile giriş yapması halinde uygulama firması şirket verilerine erişim sağlayabiliyor. Ek olarak piyasadaki Android cihazlarının farklı Android versiyonlarına sahip olması bu cihazların IT ekibi tarafından yönetimini de zorlaştırıyor. Bu tip durumlar, çalışanların alışkın oldukları kişisel Android cihazlarını iş yerlerinde kullanma imkanını kısıtlıyor. Çoğu şirket, yukarıda belirttiğim veri güvenliği ve cihaz yönetimi konularından ötürü çalışanlarına şirket telefonu veriyor. 

Android for Work, bu sorunların hepsine çözüm sunmayı hedefliyor. Bu sayede Android bazlı akıllı cep telefonunuzda biri iş biri de kişisel profil olmak üzere iki profil oluşturabiliyorsunuz. Bu özellik sayesinde profiller arası tam bir veri ayrımı mümkün oluyor. Örneğin, iş yerinizdeki IT ekibi kişisel Android cihazınız için Android for Work özelliğini etkinleştirdiğinde telefonunuzda biri iş biri de kişisel olmak üzere iki adet Gmail uygulaması bulunacak. Böylelikle IT ekibi iş profilinizi, kişisel profilinize dokunmadan rahat bir şekilde kontrol edip veri güvenliğini sağlayabilecek.

Android for Work ile gelen özellikler sayesinde şirketler hem çalışanlarına şirket telefonu verme masrafını, hem de veri güvenliği ve cihaz yönetimi zorluklarını ortadan kaldıracak. Çalışanlar yani son kullanıcı olarak bizler ise alışkın olduğumuz cep telefonlarımızı iş ortamında kişisel hesaplarımızı iş hesaplarımız ile karıştırmadan rahat bir şekilde kullanabilecek ve yanımızda iki telefon taşıma zorunluluğundan kurtulmuş olacağız

 


Böylelikle,  ‘Haftalık Özet’ serisinin yedinci bölümünün sonuna geldik. Yorumlarınızı bekliyorum. Bu bölümü beğendiyseniz paylaşırsanız çok sevinirim.

Teşekkürler,
Birkan